Sevval
New member
Feyza Yılmaz Kaymakam Nereli? Edremit’ten Feke’ye Uzanan Bir Hikâye
Feyza Yılmaz Kaymakam Nereli? Bir İsmin Ardındaki Yolculuk
Geçenlerde bir forumda “Feyza Yılmaz Kaymakam nereli?” sorusuna rastladım. İlk bakışta birkaç cümleyle cevaplanabilecek bir soru gibi duruyor. Fakat biraz araştırınca insanın karşısına yalnızca bir doğum yeri değil, farklı şehirlerden geçen bir meslek yolculuğu çıkıyor.
Kaynaklarda yer alan bilgilere göre Feyza Yılmaz, 1995 yılında Balıkesir’in Edremit ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Erdek’te, lise eğitimini ise Edremit Anadolu Lisesi’nde tamamladı. 2018 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 2020 yılında kaymakam adaylığı sınavını kazanarak mülki idare amirliği mesleğine adım attı.
Buraya kadar klasik bir biyografi okuyabiliriz.
Ama ben bu hikâyeyi biraz farklı okumayı tercih ettim.
Çünkü “Nereli?” sorusu bazen yalnızca doğum yerini sormaz. Bir insanın hangi şehirlerin havasını soluduğunu, hangi sokaklardan geçtiğini, hangi insanlarla karşılaştığını ve sonunda nasıl bir meslek insanına dönüştüğünü de merak eder.
Feyza Yılmaz’ın hikâyesinde Edremit, Erdek, İstanbul, Van, Elazığ, Aydın, Muğla, Tokat, Bayburt, İngiltere ve daha sonra Adana gibi farklı duraklar var. Bu nedenle onun hikâyesini yalnızca “Balıkesirli bir kaymakam” cümlesine sığdırmak biraz eksik kalıyor.
Edremit’ten Başlayan Hikâyenin İlk Sayfası
Hayalimizde Edremit’in sakin bir sabahını canlandıralım.
Henüz gün tamamen aydınlanmamış. Sokaklarda sabahın ilk hareketliliği başlamış. Bir tarafta işe yetişmeye çalışan insanlar, diğer tarafta okul yolundaki öğrenciler...
Bir çocuğun gelecekte ne yapacağını o gün kimse bilmiyor.
1995 yılında Edremit’te doğan Feyza Yılmaz’ın hikâyesi de böyle sıradan görünen bir başlangıçtan yola çıkıyor. Ardından eğitim hayatının bir bölümü Erdek’te, lise yılları yeniden Edremit’te devam ediyor. Sonra İstanbul geliyor.
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi eğitimi almak, aslında hikâyenin önemli dönemeçlerinden biri.
Çünkü kamu yönetimi kitaplarda yalnızca mevzuat, kurumlar ve idari yapılar üzerinden anlatılsa da gerçek hayatta çok daha farklı bir karşılığı vardır.
Bir ilçede yol kapanır.
Bir öğrenci burs veya eğitim imkânı arar.
Bir köyde vatandaş kamu hizmetine ulaşmak ister.
Bir afet meydana gelir.
Bir kurumun diğer kurumla koordinasyon kurması gerekir.
İşte kamu yönetimi teorisinin gerçek hayatla karşılaştığı yer tam olarak burasıdır.
Ve kaymakamlık mesleği de bu teorinin sahadaki en görünür yüzlerinden biridir.
İstanbul’dan Van’a: Mesleğin Gerçek Yüzüyle Karşılaşmak
Feyza Yılmaz, 2020 yılında Kaymakam Adaylığı Sınavı’nı kazanarak 109. Dönem Van Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. Adaylık döneminde Van’da il merkez stajı yaptı; Elazığ ve Aydın’da mülkiye teftiş stajı gerçekleştirdi. Muğla’nın Seydikemer ve Ortaca ilçelerinde kaymakam refikliği sürecinden geçti.
Bir düşünün.
Üniversitede öğrenilen kamu yönetimi bilgisi artık masa başında kalmıyor.
Bir ilçeye gidiyorsunuz.
İnsanların beklentilerini dinliyorsunuz.
Kurumların nasıl çalıştığını görüyorsunuz.
Mevzuat ile günlük hayat arasındaki mesafeyi fark ediyorsunuz.
Bu noktada kadın ve erkek yöneticilerin çalışma biçimlerine ilişkin sık yapılan genellemeler de anlamını yitiriyor. Bir erkek yöneticinin yalnızca “çözüm odaklı”, kadın yöneticinin ise yalnızca “empatik” olması gerektiğini söylemek hem gerçek hayattaki çeşitliliği hem de yöneticilik mesleğinin karmaşıklığını görmezden gelir.
Gerçek bir idari mesele karşısında bazen hızlı ve stratejik karar almak gerekir.
Bazen de karar vermeden önce insanları dinlemek...
Hatta çoğu zaman ikisine aynı anda ihtiyaç duyulur.
Bir yolun ulaşıma açılması için mühendislik hesabı, kurumlar arası koordinasyon ve hızlı karar gerekir. Fakat o yolun neden önemli olduğunu anlamak için orada yaşayan insanlarla konuşmak da gerekir.
İşte yöneticilik biraz da bu iki alanı aynı masada buluşturabilmektir.
Tokat ve Bayburt: Küçük İlçelerde Büyük Sorumluluklar
Yılmaz’ın adaylık sürecinde Tokat’ın Başçiftlik ve Yeşilyurt ilçelerinde, Bayburt’un Demirözü ilçesinde kaymakam vekilliği görevlerinde bulunduğu kaynaklarda aktarılıyor. Daha sonra Van’da vali yardımcılığı vekâleti sürecinden geçti. Ayrıca İngiltere’nin Sheffield kentinde yurt dışı stajı ve dil eğitimi aldı.
Burada hikâyenin ilginç tarafı ortaya çıkıyor.
Büyük şehirlerde yaşayanlar bazen Türkiye’nin ilçelerden oluşan yapısını yeterince düşünmüyor.
Oysa bir ilçenin nüfusu az olabilir ama yönetim sorumluluğu küçük değildir.
Küçük bir yerde tek bir okulun durumu bile bütün ilçeyi ilgilendirebilir.
Bir sağlık hizmetindeki aksama, vatandaşın hayatında büyük bir meseleye dönüşebilir.
Kış şartları ulaşımı zorlaştırabilir.
Bir köy ile ilçe merkezi arasındaki mesafe, haritada birkaç santimetre olabilir; fakat o yolu her gün kullanan insan için hayatın kendisidir.
Kaymakamlık makamı tam da bu noktada soyut bir devlet makamı olmaktan çıkar ve vatandaşın günlük hayatıyla temas eden bir konuma dönüşür.
Feke’ye Giden Yol ve İlk Kadın Kaymakam Hikâyesi
18 Ekim 2024 tarihli İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü onayıyla Feyza Yılmaz, Adana’nın Feke ilçesine kaymakam olarak atandı ve 21 Ekim 2024 tarihinde görevine başladı. Feke Kaymakamlığı’nın resmi internet sitesindeki güncel kayıtlar da görev sürecine ilişkin çeşitli faaliyetleri doğruluyor.
Feke’deki dönem, hikâyeye başka bir boyut kazandırıyor.
Çünkü Yılmaz burada ilçenin ilk kadın kaymakamı olarak görev yaptı.
Bu bilgi tek başına önemli olabilir; fakat asıl mesele bunun günlük yönetim pratiğinde ne ifade ettiğidir.
Kadınların kamu yönetimindeki görünürlüğü Türkiye’de uzun bir tarihsel dönüşümün parçasıdır. Cumhuriyet döneminde kadınların eğitim ve kamu hizmetindeki konumu zaman içerisinde genişledi. Bugün kadınlar yalnızca eğitim, sağlık veya sosyal hizmetlerde değil; mülki idare gibi karar alma sorumluluğu yüksek alanlarda da görev yapıyor.
Fakat burada kadın yöneticileri yalnızca “duygusal”, erkek yöneticileri ise yalnızca “sert ve stratejik” göstermek doğru olmaz.
Örneğin Feke’de yaşanan bir olay üzerinden düşünelim.
Bir vatandaşın problemi var.
Masadaki erkek yönetici önce dosyayı açıyor, mevzuata bakıyor, seçenekleri sıralıyor ve çözüm için kurumlar arası görev dağılımı yapıyor.
Yanındaki kadın yönetici ise vatandaşın neden bu kadar zorlandığını anlamaya çalışıyor, aile koşullarını soruyor, meselenin görünmeyen tarafını ortaya çıkarıyor.
Feyza Yılmaz Kaymakam Nereli? Bir İsmin Ardındaki Yolculuk
Geçenlerde bir forumda “Feyza Yılmaz Kaymakam nereli?” sorusuna rastladım. İlk bakışta birkaç cümleyle cevaplanabilecek bir soru gibi duruyor. Fakat biraz araştırınca insanın karşısına yalnızca bir doğum yeri değil, farklı şehirlerden geçen bir meslek yolculuğu çıkıyor.
Kaynaklarda yer alan bilgilere göre Feyza Yılmaz, 1995 yılında Balıkesir’in Edremit ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Erdek’te, lise eğitimini ise Edremit Anadolu Lisesi’nde tamamladı. 2018 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 2020 yılında kaymakam adaylığı sınavını kazanarak mülki idare amirliği mesleğine adım attı.
Buraya kadar klasik bir biyografi okuyabiliriz.
Ama ben bu hikâyeyi biraz farklı okumayı tercih ettim.
Çünkü “Nereli?” sorusu bazen yalnızca doğum yerini sormaz. Bir insanın hangi şehirlerin havasını soluduğunu, hangi sokaklardan geçtiğini, hangi insanlarla karşılaştığını ve sonunda nasıl bir meslek insanına dönüştüğünü de merak eder.
Feyza Yılmaz’ın hikâyesinde Edremit, Erdek, İstanbul, Van, Elazığ, Aydın, Muğla, Tokat, Bayburt, İngiltere ve daha sonra Adana gibi farklı duraklar var. Bu nedenle onun hikâyesini yalnızca “Balıkesirli bir kaymakam” cümlesine sığdırmak biraz eksik kalıyor.
Edremit’ten Başlayan Hikâyenin İlk Sayfası
Hayalimizde Edremit’in sakin bir sabahını canlandıralım.
Henüz gün tamamen aydınlanmamış. Sokaklarda sabahın ilk hareketliliği başlamış. Bir tarafta işe yetişmeye çalışan insanlar, diğer tarafta okul yolundaki öğrenciler...
Bir çocuğun gelecekte ne yapacağını o gün kimse bilmiyor.
1995 yılında Edremit’te doğan Feyza Yılmaz’ın hikâyesi de böyle sıradan görünen bir başlangıçtan yola çıkıyor. Ardından eğitim hayatının bir bölümü Erdek’te, lise yılları yeniden Edremit’te devam ediyor. Sonra İstanbul geliyor.
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi eğitimi almak, aslında hikâyenin önemli dönemeçlerinden biri.
Çünkü kamu yönetimi kitaplarda yalnızca mevzuat, kurumlar ve idari yapılar üzerinden anlatılsa da gerçek hayatta çok daha farklı bir karşılığı vardır.
Bir ilçede yol kapanır.
Bir öğrenci burs veya eğitim imkânı arar.
Bir köyde vatandaş kamu hizmetine ulaşmak ister.
Bir afet meydana gelir.
Bir kurumun diğer kurumla koordinasyon kurması gerekir.
İşte kamu yönetimi teorisinin gerçek hayatla karşılaştığı yer tam olarak burasıdır.
Ve kaymakamlık mesleği de bu teorinin sahadaki en görünür yüzlerinden biridir.
İstanbul’dan Van’a: Mesleğin Gerçek Yüzüyle Karşılaşmak
Feyza Yılmaz, 2020 yılında Kaymakam Adaylığı Sınavı’nı kazanarak 109. Dönem Van Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. Adaylık döneminde Van’da il merkez stajı yaptı; Elazığ ve Aydın’da mülkiye teftiş stajı gerçekleştirdi. Muğla’nın Seydikemer ve Ortaca ilçelerinde kaymakam refikliği sürecinden geçti.
Bir düşünün.
Üniversitede öğrenilen kamu yönetimi bilgisi artık masa başında kalmıyor.
Bir ilçeye gidiyorsunuz.
İnsanların beklentilerini dinliyorsunuz.
Kurumların nasıl çalıştığını görüyorsunuz.
Mevzuat ile günlük hayat arasındaki mesafeyi fark ediyorsunuz.
Bu noktada kadın ve erkek yöneticilerin çalışma biçimlerine ilişkin sık yapılan genellemeler de anlamını yitiriyor. Bir erkek yöneticinin yalnızca “çözüm odaklı”, kadın yöneticinin ise yalnızca “empatik” olması gerektiğini söylemek hem gerçek hayattaki çeşitliliği hem de yöneticilik mesleğinin karmaşıklığını görmezden gelir.
Gerçek bir idari mesele karşısında bazen hızlı ve stratejik karar almak gerekir.
Bazen de karar vermeden önce insanları dinlemek...
Hatta çoğu zaman ikisine aynı anda ihtiyaç duyulur.
Bir yolun ulaşıma açılması için mühendislik hesabı, kurumlar arası koordinasyon ve hızlı karar gerekir. Fakat o yolun neden önemli olduğunu anlamak için orada yaşayan insanlarla konuşmak da gerekir.
İşte yöneticilik biraz da bu iki alanı aynı masada buluşturabilmektir.
Tokat ve Bayburt: Küçük İlçelerde Büyük Sorumluluklar
Yılmaz’ın adaylık sürecinde Tokat’ın Başçiftlik ve Yeşilyurt ilçelerinde, Bayburt’un Demirözü ilçesinde kaymakam vekilliği görevlerinde bulunduğu kaynaklarda aktarılıyor. Daha sonra Van’da vali yardımcılığı vekâleti sürecinden geçti. Ayrıca İngiltere’nin Sheffield kentinde yurt dışı stajı ve dil eğitimi aldı.
Burada hikâyenin ilginç tarafı ortaya çıkıyor.
Büyük şehirlerde yaşayanlar bazen Türkiye’nin ilçelerden oluşan yapısını yeterince düşünmüyor.
Oysa bir ilçenin nüfusu az olabilir ama yönetim sorumluluğu küçük değildir.
Küçük bir yerde tek bir okulun durumu bile bütün ilçeyi ilgilendirebilir.
Bir sağlık hizmetindeki aksama, vatandaşın hayatında büyük bir meseleye dönüşebilir.
Kış şartları ulaşımı zorlaştırabilir.
Bir köy ile ilçe merkezi arasındaki mesafe, haritada birkaç santimetre olabilir; fakat o yolu her gün kullanan insan için hayatın kendisidir.
Kaymakamlık makamı tam da bu noktada soyut bir devlet makamı olmaktan çıkar ve vatandaşın günlük hayatıyla temas eden bir konuma dönüşür.
Feke’ye Giden Yol ve İlk Kadın Kaymakam Hikâyesi
18 Ekim 2024 tarihli İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü onayıyla Feyza Yılmaz, Adana’nın Feke ilçesine kaymakam olarak atandı ve 21 Ekim 2024 tarihinde görevine başladı. Feke Kaymakamlığı’nın resmi internet sitesindeki güncel kayıtlar da görev sürecine ilişkin çeşitli faaliyetleri doğruluyor.
Feke’deki dönem, hikâyeye başka bir boyut kazandırıyor.
Çünkü Yılmaz burada ilçenin ilk kadın kaymakamı olarak görev yaptı.
Bu bilgi tek başına önemli olabilir; fakat asıl mesele bunun günlük yönetim pratiğinde ne ifade ettiğidir.
Kadınların kamu yönetimindeki görünürlüğü Türkiye’de uzun bir tarihsel dönüşümün parçasıdır. Cumhuriyet döneminde kadınların eğitim ve kamu hizmetindeki konumu zaman içerisinde genişledi. Bugün kadınlar yalnızca eğitim, sağlık veya sosyal hizmetlerde değil; mülki idare gibi karar alma sorumluluğu yüksek alanlarda da görev yapıyor.
Fakat burada kadın yöneticileri yalnızca “duygusal”, erkek yöneticileri ise yalnızca “sert ve stratejik” göstermek doğru olmaz.
Örneğin Feke’de yaşanan bir olay üzerinden düşünelim.
Bir vatandaşın problemi var.
Masadaki erkek yönetici önce dosyayı açıyor, mevzuata bakıyor, seçenekleri sıralıyor ve çözüm için kurumlar arası görev dağılımı yapıyor.
Yanındaki kadın yönetici ise vatandaşın neden bu kadar zorlandığını anlamaya çalışıyor, aile koşullarını soruyor, meselenin görünmeyen tarafını ortaya çıkarıyor.